Omurga cerrahisi üç ana durumda gündeme gelir: sinir dokusu üzerinde ilerleyici bir baskı varsa, omurganın taşıma dengesi bozulmuşsa ya da uygun süreyle uygulanan cerrahi dışı tedaviye rağmen yaşamı kısıtlayan ağrı sürüyorsa. Bunların dışında kalan bel ve boyun ağrılarının büyük çoğunluğu ameliyatsız yöntemlerle yönetilir.
Bu ayrımı bilmek başvuran kişiler için önemlidir. Görüntülemede fıtık görülmesi tek başına ameliyat gerekçesi değildir. Herhangi bir şikayeti olmayan erişkinlerde yapılan çalışmalarda, belirli bir yaştan sonra manyetik rezonans görüntülemede disk taşmalarının sıkça saptandığı bilinmektedir. Karar, görüntüdeki bulgu ile hastanın muayenesi ve şikayeti arasındaki uyuma bakılarak verilir.
Omurga Nasıl Bir Yapıdır?
Omurga, üst üste dizilmiş omurlardan oluşan hareketli bir sütundur. Boyunda yedi, sırtta on iki, belde beş omur bulunur; altta sakrum ve koksiks yer alır. Omurlar arasında disk adı verilen kıkırdak yastıklar vardır. Diskin dışında sağlam bir halka, içinde jel kıvamında bir çekirdek bulunur.
Omurların arka kısmında oluşan kanal içinde omurilik ve ondan çıkan sinir kökleri ilerler. Omurga aynı anda üç işi yürütür: gövdeyi taşır, hareket sağlar ve sinir dokusunu korur. Bu üç işlevden herhangi birindeki bozulma farklı bir hastalık tablosu doğurur. Cerrahi kararı da bozulan işleve göre şekillenir.
Sinir Basısı: Kırmızı Bayraklar
Bazı bulgular beklemeden değerlendirilmesi gereken tablolara işaret eder. İdrar ve dışkı kontrolünün kaybolması, makat çevresinde uyuşma ve her iki bacakta birden gelişen güçsüzlük, kauda ekuina sendromu olarak adlandırılan acil bir durumu düşündürür. Bu tabloda erken girişim önem taşır.
Ayak bileğini yukarı kaldıramama, ayak parmaklarının üzerinde duramama ya da bir bacakta hızla ilerleyen güç kaybı da geciktirilmemesi gereken bulgulardır. Ateşle birlikte seyreden şiddetli sırt ağrısı enfeksiyon açısından, geceleri artan ve dinlenmekle geçmeyen ağrı ise tümör açısından değerlendirmeyi gerektirir.
Ankara Beyin Cerrahi Doktorları tarafından yapılan ilk değerlendirmede bu bulguların varlığı öncelikle sorgulanır; çünkü izlenecek yolu doğrudan belirlerler.
Bel Fıtığında Ameliyat Kararı
Bel fıtığı hastalarının önemli bir bölümü altı ile sekiz hafta içinde cerrahi olmayan yöntemlerle rahatlar. Bu dönemde göreceli istirahat, ağrı kesici ve kas gevşetici tedavisi, fizik tedavi ve uygun egzersiz programı uygulanır. Uzun süreli yatak istirahati artık önerilmemektedir; erken hareket iyileşmeye katkı sağlar.
Ameliyat, ilerleyici kas gücü kaybı bulunan, kauda ekuina bulguları gelişen ya da yeterli süre uygulanan tedaviye rağmen bacağa yayılan ağrısı sürüp günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlayan hastalarda gündeme gelir.
Beklentinin doğru kurulması gerekir. Bel fıtığı ameliyatının temel hedefi, sinir kökü üzerindeki baskıyı kaldırarak bacağa yayılan ağrıyı azaltmaktır. Belin kendi ağrısı üzerindeki katkı daha sınırlı olabilir ve bu durum ameliyat öncesinde hastaya anlatılır.
Boyun Fıtığı ve Miyelopati
Boyun fıtığında ağrı boyundan omuza ve kola yayılır; parmaklarda uyuşma ve karıncalanma eşlik edebilir. Tek bir sinir kökünün etkilendiği bu tabloda da öncelik cerrahi dışı tedavidedir.
Ancak boyun bölgesinde farklı bir durum daha vardır. Kanal daralması omuriliğin kendisine bası yaparsa servikal miyelopati gelişir. Belirtileri sinsidir: ellerde beceri kaybı, düğme ilikleyememe, yazının bozulması, yürürken dengesizlik ve bacaklarda sertlik hissi görülür. Ağrı belirgin olmayabilir.
Miyelopati, izlem yerine daha erken cerrahi değerlendirme gerektiren bir tablodur. Nedeni, omurilikte gelişen hasarın belirli bir noktadan sonra geri dönüşünün sınırlı olmasıdır. Burada cerrahinin hedefi çoğu zaman mevcut durumu korumak ve ilerlemeyi durdurmaktır.
Omurga Kanal Darlığı
Spinal stenoz, yaşla birlikte disk yüksekliğinin azalması, faset eklemlerinin büyümesi ve bağların kalınlaşması sonucu kanalın daralmasıdır. Tipik şikayeti nörojenik kladikasyodur: belirli bir mesafe yürüdükten sonra bacaklarda ağrı, ağırlık ve güçsüzlük başlar, oturunca ya da öne eğilince geçer.
Hastalar market arabasına yaslanarak daha rahat yürüdüklerini ya da yokuş yukarı çıkarken daha az zorlandıklarını belirtir. Bunun nedeni öne eğilmenin kanalı bir miktar genişletmesidir.
Tedavide ilk basamak egzersiz, kilo kontrolü ve ağrı yönetimidir. Yürüme mesafesi giderek kısalıyor, günlük yaşam belirgin biçimde kısıtlanıyorsa cerrahi gevşetme değerlendirilir. Ankara Beyin Cerrahı muayenesinde yürüme mesafesinin zaman içindeki değişimi önemli bir ölçüt olarak kaydedilir.
Omurga Kayması
Spondilolistezis, bir omurun altındakinin üzerinde öne doğru kaymasıdır. Gençlerde omur arka yapısındaki bir kırığa bağlı gelişebilirken, ileri yaşta faset eklemlerindeki yıpranma sonucu ortaya çıkar.
Kaymanın derecesi ayakta çekilen grafilerle ölçülür. Öne ve arkaya eğilirken çekilen dinamik grafiler, kaymanın hareketle artıp artmadığını gösterir. Hareketle artan kayma, omurganın taşıma dengesinin bozulduğuna işaret eder ve stabilizasyon cerrahisi gündeme gelebilir.
Bu tabloda yalnızca gevşetme yapmak yeterli olmayabilir; kaymanın artması söz konusu olduğundan vida ve çubuklarla sabitleme eklenir. Karar, kaymanın derecesi, hareketliliği ve hastanın şikayet düzeyi birlikte değerlendirilerek verilir.
Omurga Kırıkları
Travmaya bağlı omurga kırıklarında ilk soru kırığın kararlı olup olmadığıdır. Kararlı kırıklarda korse ve izlem yeterli olabilirken, sinir yapılarını tehdit eden ya da omurganın taşıma işlevini bozan kırıklarda cerrahi sabitleme gerekir.
Kemik erimesi olan kişilerde ise düşük şiddetli bir zorlanmayla bile çökme kırıkları gelişebilir. Bu olgularda kırık omura kemik çimentosu verilerek yapılan vertebroplasti ve kifoplasti işlemleri seçenekler arasındadır. Aynı zamanda kemik erimesinin tedavisi de planlanmalıdır; aksi halde komşu omurlarda yeni kırıklar görülebilir.
Omurga Tümörleri ve Enfeksiyonları
Omurga tümörleri; omurdan köken alanlar, omurilik ve zarlarından kaynaklananlar ve başka bir organdan yayılanlar olarak ayrılır. Meme, akciğer ve prostat kanserleri omurgaya yayılım gösterebilir. Bu olgularda cerrahi kararı onkoloji ve radyasyon onkolojisi ile birlikte alınır.
Omurga enfeksiyonları, disk ve omur gövdesini tutan iltihabi tablolardır. Ateş, giderek artan sırt ağrısı ve kan tetkiklerinde iltihap belirteçlerinin yükselmesi ile şüphelenilir. Tedavi çoğunlukla uzun süreli antibiyotik ile yürütülür; apse gelişmesi ya da omurga kararlılığının bozulması durumunda cerrahi gerekebilir.
Cerrahi Dışı Seçenekler
Omurga hastalıklarında ameliyatsız yöntemlerin kapsamı geniştir. Fizik tedavi programları, gövde kaslarını güçlendiren egzersizler, duruş eğitimi ve kilo kontrolü temel başlıklardır.
Ağrı yönetiminde algoloji bölümüyle iş birliği yapılabilir. Sinir kökü çevresine ya da epidural boşluğa yapılan enjeksiyonlar, seçilmiş hastalarda ağrının azaltılmasına katkı sağlayabilir. Faset eklem kaynaklı ağrılarda radyofrekans uygulamaları değerlendirilebilir.
Bu yöntemler bazı hastalarda ameliyat ihtiyacını ortadan kaldırabilir, bazılarında ise ameliyata kadar geçen süreyi daha rahat geçirmeye yardımcı olur. Hangi seçeneğin uygun olduğu kişiye göre belirlenir.
Ameliyat Öncesi Değerlendirme
Cerrahi planlanan hastada güncel görüntüleme istenir. Manyetik rezonans görüntüleme disk, sinir ve yumuşak dokuyu gösterir. Bilgisayarlı tomografi kemik yapının ayrıntılı değerlendirilmesini sağlar. Ayakta ve dinamik çekilen grafiler ise omurganın yük altındaki davranışını ortaya koyar.
Kemik yoğunluğu ölçümü, vida yerleştirilecek olgularda önem taşır. Şeker hastalığı, kemik erimesi ve sigara kullanımı kaynama sürecini etkileyen etkenlerdir ve ameliyat öncesinde ele alınır. Beyin Cerrahi Ankara planlamalarında bu hazırlık aşaması, cerrahinin kendisi kadar dikkatle yürütülen bir bölümdür.
Ameliyat Sonrası Süreç
Mikrodiskektomi gibi sınırlı girişimlerden sonra hastalar genellikle kısa sürede ayağa kalkar ve bir iki gün içinde taburcu olabilir. Çok seviyeli füzyon ameliyatlarında ise hastanede kalış süresi daha uzundur.
Ağır kaldırma, öne eğilme ve gövdeyi ani döndürme hareketlerinden belirli bir süre kaçınılması istenir. Yürüyüş erken dönemden itibaren teşvik edilir. Füzyon uygulanan hastalarda kemik kaynaması aylar sürdüğünden kısıtlamalar daha uzun sürebilir.
Rehabilitasyon programı hastaya göre düzenlenir. Gövde kaslarının güçlendirilmesi, ameliyat sonrası dönemde uzun vadeli sonucu etkileyen başlıklardan biridir.
Sık Sorulan Konular
Omurga ameliyatı olan kişinin bir daha ağrı yaşamayacağı düşüncesi doğru değildir. Omurga yıpranması süregelen bir süreçtir; ameliyat mevcut sorunu çözer, yeni sorun gelişmeyeceği anlamına gelmez.
Vida takılan hastalarda metal parçaların çıkarılması genellikle gerekmez ve günlük yaşamı kısıtlamaz. Ameliyattan sonra ne zaman işe dönüleceği ise yapılan işin niteliğine ve girişimin kapsamına göre değişir; masa başı işlerde bu süre genellikle daha kısadır.
Ankara Beyin Cerrahi kapsamında yürütülen değerlendirmelerde bu soruların ameliyat öncesinde konuşulması, hastanın süreci gerçekçi bir beklentiyle karşılamasına yardımcı olur.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Bel ve boyun şikayetlerinizin değerlendirilmesi için bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanına başvurmanız önerilir.